“Boğazlıyan halkının keyfi yerinde”

  Belediye Başkanımız Hamdi ERDAL Yozgat Merhaba Gazetesi basın mensuplarına ilçemizin dününü bugününü ve yarınını anlattı.

Başkan Hamdi Erdal ile Boğazlıyan’ı konuştuk. Başkanlık görevini devraldığı günden bu yana tamamlanan hizmetler ve ileriye dönük projeler hakkında bilgi veren Başkan Erdal, araç parkı bomboş, çalışanlarının maaşlarını ödeyemeyen, masalarının üzerinde icra dosyaları bekleyen bir belediye devraldıklarını ve ardından Boğazlıyan’ın yaşanabilir bir kent haline geldiğini ifade etti.

“Mesleğim öğretmenlik. Öğretmenlik görevimin ardından Milli Eğitim Müdürlüğü ve 4 – 4 buçuk yıl kadar kaymakam vekilliği yaptım. Sürekli vatandaşlarımızın sorunları ile ilgilendim. Belediye başkanlığı için hemen her seçimde benim adım geçiyordu. Aday olmadığım halde ‘aday oldu, aday olacak’ şeklinde konuşmalarda adım geçiyordu. Öte yandan aday olmam konusunda da ciddi şekilde bir ısrar vardı. Son güne kadar aday olmadım. Sağ olsun, Sayın Bakanımız Bekir Bozdağ’ın ısrarıyla müracaatların sona ermesine 5 dakika kala belediye başkanı aday adayı oldum. Fakat şöyle bir sorun vardı: encümen listesine yazacak isim bulamadım. 13 kişilik listede 6-7 kişilik yer boş kalmıştı. Çünkü bu yarışı kazanacağımıza hiç kimse ihtimal vermiyordu. Listeyi zar zor doldurduk. Sonuçta kısmet bu işler, bize nasip oldu. Bunun benim için bir başarı olduğuna inanıyorum. Bu başarının büyük bir kısmını ise Sayın Bakanımız Bekir Bozdağ’a, Sayın Taner Yıldız Bey ve şimdiki Çevre ve Şehircilik Bakanımız, o zamanki Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Özhaseki Bey’e borçluyuz. Sağ olsunlar seçim otobüsümüzde gezerken bile hep yanımızdalardı. Onların büyük katkıları oldu. Verdikleri sözlere vatandaşlarımız itimat etti ve bu sözlerin de hepsi yerine getirildi.”

  • 42 MİLYONLUK BİR BORÇ 3,5 YILDA KAPATILMIŞ.BUNU NASIL BAŞARDINIZ?

“Seçimlerin ardından Boğazlıyan Belediyesi’ni 42 milyon lira borç ile devraldım. Masaların üzeri icra dosyaları ile doluydu. Memurluktan geldiğimiz için icra konusunda da fazla bir bilgimiz yoktu. Belediye gelirlerini bir düzene soktuk. Belediyemiz bünyesinde şirketler kurduk ve tüm gelirimizi bu şirketlere aktardık. İcra konusunda mahkeme kararı ile kim geldiyse hiç bir şey vermedik. Bunun sonucunda da çok şükür borçlarımızın büyük bir kısmını kapattık. Kalan borçlarımızı da yapılandırmak suretiyle ödemeye devam ediyoruz. Çok küçük bir miktar borcumuz kaldı. Günü geldiğinde hiç bir aksama olmadan ödüyoruz. Şu an aylık bir milyon liraya yakın gelirimiz var.

Öte yandan göreve geldiğimizde personelimizin de içeride alacakları vardı. Uzunca bir süre belediyeden maaşlarını alamamışlardı. Görevi devraldıktan sonra 2 ay içerisinde hepsinin içerde kalan maaşlarını ödedim.”

  • YENİ BİR BELEDİYE BAŞKANISINIZ. BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINIZ VE AMAÇLARINIZ NELERDİR?

“Benim belediyecilik anlayışım biraz farklı. Küçük şeylerle tatmin olmam. Bana göre belediyenin işi sadece çöp almak olmamalı. Halkımıza hizmet etmek için daha farklı şeyler yapmak zorundayız. Benim göreve başladığım da koskoca ilçede umumi tuvalet yoktu. Dışarıdan gelenler, esnafımıza wc soruyorlardı. 1 tane parkımız vardı şu an 18 civarında parkımız mevcut. Semtlerimizde spor alanları yoktu. Şimdi hemen hemen her semtimizde parklar ve spor alanları mevcut. Ufkunuz açık olunca nerede bir eksiğin olduğunu görebiliyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde Kayseri’den mimar ve mühendis kardeşlerimizle bir araya geldik, mesela aquapark yapmayı düşünüyoruz. Bunlar bir ilçede olması gereken şeyler. Halkın ihtiyacına cevap olacak şeyler yapmak gerekiyor. Mesire alanları, gezi ve yürüyüş parkurları yapılması gerekiyor.

  • BOĞAZLIYAN BELEDİYESİ HALKTAN VE BAKANLIKLARDAN DESTEK GÖRÜYOR MU?

“Destek konusunda bakanlıklarımız ile aramızda hiç bir sıkıntı yok. 2014 Yerel Seçimleri’nden sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın teşekkür ziyareti için ilçemize gelmesi ile bakanlıklardaki bürokratlarımızın yüzünü ilçemize çevirdi. Başta Sayın Bakanımız Bekir Bozdağ Bey ve milletvekillerimizin katkılarıyla yerine getirilmeyen hiç bir talebimiz olmadı.

Halkın desteğine gelince, halkımız işine geleni beğeniyor, işine gelmeyeni beğenmiyor. Binlerce metrakare yer yaptık. Ama maalesef halkımız ilçemizi gezmiyor. Nereye ne yaptığımızı görmüyor. Hatta evinin önünü dahi görmüyor. Halkımız biraz kayıtsız. Yani sevenimiz kadar sevmeyenimiz de bulunuyor.

Beni Atatürk düşmanı olarak göstermek istediler. Eğer ben Atatürk düşmanı isem bu memleket batmış demektir. Yenimahalle Belediyesi’ne bir ziyaretimiz oldu. CHP’li bir belediye başkanımız ve aynı zamanda İç Anadolu Belediyeler Birliği Başkanı Fethi Yaşar. Çok sevdiğim bir insan, hatta her gün telefonda konuşuruz. Belediye binasının girişinde, Atatürk, kendisi ve belediyenin logosunun olduğu bir resim vardı. O kadar hoşuma gitti ki, hemen resmini çektim. “Sayın başkanım bu resmi ben de Boğazlıyan’da uygulamak istiyorum” dedim. “Daha güzelini yaptırabilirsin” dedi. Ben “Yok başkanım bundan daha güzelini düşünemiyorum” dedim.

Boğazlıyan’a gelince bizim çocuklara “Bunun aynısını istiyorum” dedim. Ramazan ayı içerisindeydik. İlk gün gördüm, karton şeklinde yapılmıştı, beğenmediğim için çok dikkat etmedim. İkinci gün yine orada duruyordu ama hiç bakmadım. Üçüncü gün yine orada görünce, kaldırılması için talimat verdim. Arkasından ulusal bir gazetede haber olarak çıktı. Hemen ardından Bekir Bey beni aradı ve bir açıklama yapmamı istedi. Açıklamamı yapıp önce kendisine ardından basın müşavirine gönderdim. Ardından açıklamam ulusal basında yer aldı.

Yenimahalle Belediyesi’nde bulunan fotograf, , gelen vatandaşa ‘hoşgeldin’ der gibi kapıya bakıyordu. Bizim burada ise, resimlerin yanlış yerleştirilmesi sonucu ortaya böyle bir sonuç çıktı. Kasıtlı olarak yapılmış bir şey değil. Atatürk benim için, Hz Muhammed’den sonra, dünya üzerinde nadir yetişen insanlardan biridir. Benim Atatürk düşmanı olduğumu yazan bir kaç köşe yazarı oldu. Kendilerine cevap yazdım ancak yayınlamadılar. Ben onlara Atatürkçülük dersi verecek derecede Atatürkçüyüm. Hayatım bununla geçti, cezaevlerinde Atatürkçülük dersi verdim. Başka iftiralar atamadıkları için, böyle bir yola başvurdular. En çok buna üzüldüm. İnsanı yaptığı işlerle, mesleği ile sorgulamak lazım. Beni hizmetlerimle, yaptıklarım ve yapmadıklarım için sorgulamalarını isterdim. Çünkü benim özel hayatıma kimse karışamaz, ben de bir başkasının özel hayatına karışamam.

Benim telefonum 24 saat açıktır. Mesela gece saat 3’te bir bayan aradı çatısında kedi olduğunu söyledi. Ama kadıncağız öyle bir ağlıyor, öyle bir anlatıyor ki vicdanen rahatsız oldum. Güvenliği olaydan haberdar ettim, itfaiyeyi bilgilendirdim ve gece yapılan çalışma ile yüksek binanın çatısından kediyi aldık. Gece vakti gönderdiğiniz araca mı acırsınız? Çatıya çıkan itfaiyecinin düşme riskini mi düşünürsünüz? Ancak yapacak bir şey yok; belediye başkanı, şehr-i emin olduğu için her şeyden sorumludur.”

  • “DEV PROJE OLARAK ADLANDIRILAN ATIK SU ARITMA TESİSİ’NDEN BAHSEDER MİSİNİZ?

“Atık su arıtma tesisimizin yolu ve yer tahsisi yapıldı. Çok şükür projelendirme süreci tamamlandı ve kredisi çıktı. İnşallah 10-15 gün içerisinde Ankara’ya gidiyoruz. İhalesinde, gözlemci olarak bizim de bulunmamız istendi.

Boğazlıyan gibi bir ilçede atık su arıtma tesisi çok önemlidir. Bunu yaşayarak öğreniyoruz. Biliyorsunuz şeker fabrikamız var. Bu fabrikamızın arıtma tesisi de çalışmadığı için, atık sudan kaynaklanan koku nedeniyle, bazı sitelerimizin içerisinde bile gezemiyorsunuz. Yine bu atık suyun aktığı derede bir tane canlı hayvan bulamazsınız. Bu sebeple Boğazlıyan gibi bir ilçe için arıtma tesisi şart.”

  • BAŞHOROZ MEVKİİNDE YAPILAN SONDAJ ÇALIŞMASI SONUCU BOĞAZLIYAN’IN 100 YILLIK İÇMESUYU İHTİYACINI KARŞILAYACAK KAYNAK İLE İLGİLİ NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

“Boğazlıyan’ın en büyük sorunu su sorunu idi. Çok şükür içme suyumuz çıktı. Devlet Su İşleri vanasını yaptı. Bundan sonra buradaki suyu depolarımıza kadar ulaştıracak isale hattının yapılması gerekiyor. Maddi açıdan çok kolay, ben yaparım. Devlet Su İşleri ile görüştük. Yüklü bir meblağ olduğu için, işin maddi kısmı hibe yolu ile tamamlanacak. Kaynaktan alınacak suyun yeni depomuza ulaşması için gereken isale hattı yaklaşık 8 kilometre. Yani kısa bir mesafe. Şu anda ilçemize saniyede toplam 140 litre su akıyor. İlçemizin ihtiyacı ise saniyede sadece 20 litre. Geçmişteki yönetimlerin zaafından dolayı bağlar, bostanlar, pancar tarlaları içme suyumuz ile sulanıyordu. Bu kayıp-kaçakların tamamını önledik. Su bedeli olarak hemen hemen en ucuz su veren ilçe belediyelerden biriyiz. Şu an suyumuzun tonu

2 lira. Geçtiğimiz meclis toplantımızda, yeni isale hattımız devreye girdiğinde suyun tonunu bir liraya düşürmek istediğimi söyledim. Müfettiş arkadaşlarımızla görüştüm, Teftiş Kurulu Başkanımız bana, sakıncalı soruşturma geçirebileceğimi söyledi. Ancak kafama koydum suyun tonunu 1 liradan vermenin yollarını arıyorum.”

  • DOĞALGAZ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ ÇALIŞMALARINIZ OLDU. HALA DOĞALGAZI OLMAYAN,SIKINTI YAŞADIĞINIZ BİR YER VAR MI?

“İlçemizde her yerde doğalgaz kullanılıyor. En son geçmişte yapılan 325 haneli TOKİ konutlarına doğalgaz verdik. Merkezde ise saysanız doğalgaz kullanmayan belki 15 belki 20 hane bulursunuz. Bunun nedeni de geçmişte tarlalara yapılan kaçak evler. Evlerin kaçak olması ve tarlalara yapılması nedeniyle şirket risk almadı ve doğalgaz vermedi.”

  • HİZMET NOKTASINDA HEDEFLERİNİZ NELERDİ? BİR DÖNEMDE NE KADARINA ULAŞTINIZ?

“Göreve başladığımda hizmet aracı konusunda çok sıkıntı çektik. Hiç aracımız yoktu. Bir tane kepçemiz varmış, o da Kayseri’de tamirdeymiş. Tamiratı tamamlanmış ancak masrafı ödenmediği için orda kalmıştı. Şu an araç parkımızda tam olarak sayısını bilmiyorum ama 50-60 adet aracımız mevcut. Geniş bir araç parkımız var. Nasıl genişlettiğimize gelince; kendi bindiğim araç da dahil olmak üzere, kepçelerimize, çöp arabalarımıza, itfaiye araçlarımıza, otobüslerimize, minibüslerimize para vermedim. İlçemizde 2017 yılında büyük bir yapılaşma patlaması yaşadık. Bir yıl içerisinde tam 2 bin 303 tane ruhsat verdik. Bu rakam, bir yıllık bir süre için çok önemli bir rakam. Yozgat’ta böyle bir rakamın yarısı bile yakalanamamıştır. “

  • BOĞAZLIYAN’IN GÖZÜNÜZDE BÜYÜTTÜĞÜNÜZ, ÇÖZÜMÜ ZOR GÖRÜNEN BİR SIKINTISI VAR MI?

“Arkadaşlarla toplanıp görüşüyoruz, genellikle ben okullara giderim. Müdürlerimizle görüşüyoruz, teknik öğretmenlerimizle görüşüyoruz. Bu görüşmelerde fikir alışverişi yapıyoruz ve ortaya yeni fikirler çıkıyor. Yeni fikirlerimizi de hayata geçirmek üzere proje çalışmalarını tamamlamak üzereyiz. 6 kalem civarında parası hazır projemiz var. Bu projeleri bahara ihale etmek düşüncesindeyiz.

Bunların dışında önüme gelene de soruyorum, bunları bunları yaptık. Bunların dışında daha ne yapabiliriz diyorum. Ben herşeyi bilirim mantığı ile hareket etmiyorum. Bu mantıkla hiç bir yere varamazsınız. Ufku açık insanlar güzel fikirler veriyorlar. Güzel çalışmalara imza attık. Mesela ilçe girişinde hayvan pazarımız var. İhale yetkisi bize verildi, kredisi çıktı üzerini kapatacağız. Çelik malzeme ile kapatılacak, tavan üzerine de güneş paneli koyacağız. Bu panel ile Boğazlıyan Belediyesi’nin elektrik ihtiyacını karşılayacağız. Kendi kendini amorti edecek. Büyük bir proje olmasının yanında, Türkiye’de tek proje. İç Anadolu’nun en büyük hayvan pazarı, sebze pazarı bizde. çok güzel gelirimiz var. Kayserili gelip buradaki ticaret potansiyelini görünce kıskanıyor. Bunun yanı sıra Boğazlıyan halkı çok zengin. Ancak yatırım yapmak yerine konut alıyorlar. Araçlarımız lükstür. İlçemizde kötü araba bulamazsınız. Neredeyse her kapıda dört tane araba vardır. Otobüs parasına alınan traktörlerimiz var. Zirai aletlerimiz son teknoloji ürünüdür. Az önce de dediğim gibi halkımız zengin. Yollarımız çok güzel.”

  • SİYASETE DEVAM ETMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

“Çok güzel ve sade bir hayatım vardı. Senede 60 gün tatilimi yapıyordum. Tropikal meyve ağaçları diktim. Onların gölgesinde kitabımı okuyordum. Bunlardan mahrum kaldım. Siyaset çok farklı bir konu. Tatiliniz geceniz gündüzünüz yok. Geriye 16 ay kadar bir zamanım kaldı. Belediye başkanı olduktan sonra mal varlığım artmadı eksildi. Varsın eksilsin, kurban olsun. Nereye gitti derseniz, yetim ve özürlü çocuklarımıza, fakirlere harcadım. Belediyemizin bütçesi olduğu halde cebimden de harcarım. Bu beni mutlu eder. Para benim için hiç önemli değil. Allah’tan tek dileğim sağlık. Geriye kalan hizmet sürem boyunca az önce bahsettiğim projeleri de inşallah hayata geçirdikten sonra, ağaçlarımın gölgesine geri dönmek istiyorum.”

  • SON OLARAK BOĞAZLIYAN HALKINA VERMEK İSTEDİĞİNİZ BİR MESAJINIZ VAR MI?

“Boğazlıyan halkı kendi hayatını yaşayan, sosyal hayata ve keyfine düşkün insanlardan oluşuyor. Kadınlarımız kömür kovası ve çöp taşımaktan kurtuldu, suya kavuştu. Yollarımız da yapılıyor. Başka bir sorunumuz olmadığı için halkımız da mutlu. Çocuklarımız kolejlerde okuyor. Bundan sonra yapacağımız tek şey birlik ve beraberliğimizi korumak.”